Ceo’nun Mesajı
Kurucunun Mesajı
BestHome A.Ş.
O yıllarda Alanya da turizm sektörü hız kazanmıştı. Köyde ilk okulu bitiren erkek çocuklar köy hayatına göre daha konforlu bir gelecek sunan bu sektörde iş bulabilmek için Alanya’ya taşınıyorlardı. Ben de İlk okulu bitirir bitirmez on iki yaşımda Alanya da berberlik yapan ağabeyimin dükkanında çırak olarak işe başladım. Usta çırak ilişkilerinin sert ve disiplinli olduğu yıllardı. Yine de dağlarda çobanlık yapmaktan çok daha kolay bulduğum berberlik mesleğini iki yılda öğrenip henüz on dört yaşımda dükkanda bir koltuk sahibi oldum.
İçimde çalışmaya ve başarmaya dair güçlü bir motivasyon vardı. Köy hayatının zorluklarını iyi biliyordum. Babamın mesleğinin zorluklarını da ellerinde hiç geçmeyen nasırlardan ve sürekli oluşan yaralardan görüyordum. Sürekli kendime daha iyi bir hayat mümkün bunu başarabilirim diyordum. Dualarımda Allah’ım bana anne babama ve kardeşlerime daha iyi bir hayat yaşatabilmem ve etrafımda ihtiyacı olanlara el uzatabilmem için imkan ver diyordum.
Benim gibi genç bir girişimci için bile turizm sektörü fırsatlar sunmaya devam ediyordu. Yan komşumuzdan turistlerin yoğun ilgi gösterdiği ip örmesi bilekliklerin yapımını öğrendim. Artık ikinci bir işim daha olmuştu olmasına ama mesaimde uzamıştı. Sabah yediden akşam dokuza kadar berberlik sonrasında da kapanan dükkanımızın önünde gece on ikiye kadar tezgahta ördüğüm bileklikleri satıyordum. Zaman içerisinde tezgahım giderek çeşitlendi o yıllarda moda olan pirinç üstüne isim yazmaktan kınayla tatil dövmeleri yapmaya kadar birçok ürün sunmaya başladım. Uzun ve yorucu mesailerde kazandığım para motivasyonumu ve inancımı arttırmaya devam ederken biriktirdiğim parayla ilk arsamı aldım. Amacım kent yaşamında kalıcı olabilmek için kendime bir ev yaptırmaktı. Pazar günleri dahil aralıksız çalışarak yeniden biriktirdiğim parayla evin kaba inşaatını yaptırmaya karar verdim. İnşaat devam ederken inşaatı yapan ustanın kızıyla tanıştım. Ve bugün olduğum kişi olmamda en etkili figürlerden biri olan ve en zor anlarımda desteğini her daim koşulsuz hissettiğim eşimle hayat yolculuğumuz da başlamış oldu.
Artık hayata dair acele etmem için bir sebebim daha olmuştu. Vaktiyle küçük yazdırılan yaşımı mahkeme kararıyla büyütüp 1994 yılında vatani görevime başladım. Terör örgütünün etkili olduğu bir bölgedeydim. Maalesef karakolumuza yapılan bir gece baskınında yedi arkadaşımız şehit olurken dokuz arkadaşımızda yaralandı. O geceden sağ çıkmıştım ama o gecede yaşadıklarımızı ve kaybettiğim silah arkadaşlarımı hiç unutmadım.
Askerlik bitmiş Alanya’daki işime geri dönmüştüm. Evliliğimi geciktirmek istemiyordum. Askerden döneli de henüz altı ay olmuştu. Elde avuçta çok bir şeyim yoktu. Evim henüz bitmemişti kiralık bir ev tutup düğünümü yaptım. Maddi imkansızlıklar yüzünden video çekimi yaptıramadığımız düğünümüzde çekilen fotoğraflarımızı da ancak bir yıl sonra teslim alabildim.
Ekonomik olarak en zorlandığım dönemlerdi. Ev kirasını ödeyebilmek için alyansımı satmak zorunda kalmak beni daha cesur adımlar atmaya mecbur kıldı. Eşimle konuşup kendi berber dükkanımı açabilmek için düğünde ona takılan altınları istedim. Hiç ikiletmeden verdi ve bu sayede kendi iş yerimi açma imkanım doğdu. Bir yıl gibi bir sürede geceli gündüzlü yine iki işte birden çalışarak hem dükkanın borcunu bitirdim hem de yarım kalan evimi tamamlayıp kira yükünden kurtuldum.
Artık hem kendi iş yerim vardı hem de ev kirası yükünden kurtulmuştum. Elbette bu yoğun ve stresli temponun da bir bedeli vardı. Bu süreçte hastalandım ve iki yıl sağlık sorunlarımla uğraşmam gerekti. Hayatta istediğim istikamete doğru ilerleyebilmem için sürekli ve yoğun bir mücadelenin içinde olmam gerekiyordu ama ben bu durumdan şikayetçi değildim. Yaşadığım tüm zorluklara rağmen başaracağıma olan inancımı hiç kaybetmedim. Yeni açtığım berber dükkanı Alanya sanayi sitesine çok yakındı. Artık sanayi esnafından da müşterilerim vardı. Bu da bana hasarlı ya da hasarsız ikinci el araç alarak bakımlarını yaptıktan sonra sattığım yeni bir iş imkanı sundu. İş kolum üçe çıkmıştı. Berberlik, seyyar turistlik tezgah ve ikinci el araç alım satımı. Sezon iyi geçmiş biraz para biriktirmiştim. İş yerimde de kiradan kurtulmak istiyordum. Yine aynı mahallede bir dükkan satın alıp taşındım. Artık kira yüküm kalmamıştı. İşlerimde yolunda gidiyordu üç işle birden meşgul olurken kendim için bir araba alma imkanım oluştu ve Tofaş marka ilk aracımı aldım. Bu beni işimle evim arasındaki altı km lik yolu yürümekten kurtardı çünkü oturduğum mahalleye gece geç saatlerde toplu taşıma yoktu.
Biraz rahat ederiz derken 2000 yılında babam rahmetli oldu. Babamın ölümüyle birlikte on iki yaşımda köyden şehre gelirken kurduğum anne ve babamı rahat ettirme hayallerimim de bir kısmı öksüz kaldı. Yine babamın vefatının ardından köyde yalnız kalan annemi ve kız kardeşimi yanıma taşımak istiyordum. Annemin kabul etmesi üzerine arabamı satarak onlar için evimiz tamamlanmamış katını yaptırıp onları yanıma aldım. Yine araçsız kalmış akşamları üç işte birden çalıştıktan sonra altı km yi yürür olmuştum. Ama anneme ve kız kardeşime sahip çıkabilmiş olma duygusu her şeye değerdi.
İş yerimin yanına açılan bir rant a car vardı ve araç eksikliği yaşıyorlardı. Bankalarla bir sorunum yoktu kredi çekerek üç jeep alıp onlara kiraya verdim. O yıllarda ki kredi sistemi az bir destekle araçların kendi kendini ödemesini sağlıyordu ve artık dördüncü bir iş kolunda daha vardım. Annem ve eşimin duaları üzerimdeydi ve şükürler olsun ki her işim rast gidiyordu.
Yağmurlu bir kış gününün akşam saatlerinde komşum olan restoranda kahve içerken sokak lambasının altında üç kişinin nereye gitsek dercesine etraflarına bakınıp durduklarını gördüm. Yanlarına giderek çat pat İngilizcemle yağmurda ıslanmayın gelin size kahve ikram edeyim dedim. Biraz şaşırsalar da kabul edip restorana girdiler. Sohbet devam ederken anladım ki bunlar Alanya ya emlakçılık yapmak için gelmiş Norveçliler.
Bir fincan kahvenin Norveç de kaç yıllık hatırı vardır bilmiyorum ama o Norveçliler kahve ikramından sonra traş olmak için hep bana gelmeye devam ettiler. Zaman içerisinde aramızda samimiyet ve güven oluşmuştu. Bir gün bana emlak işini ortak yapmayı teklif ettiler. İşlerimin çok yoğun olduğunu gerekçe göstererek kabul etmedim. Onlarda kendilerine başka bir ortak buldular. Aradan altı ay kadar geçmişti ve ben bizim Norveçlileri hep sıkıntılı bir ruh halinde görüyordum. Bir gün oturup dertleşmek istediklerinde ortaklarıyla problemleri olduğunu söylediler. Anlatımlarına göre kendileri haklı idi. Onlardan birkaç gün müsaade istedim. Ortaklarıyla da konuşunca Norveçlilerin haklılığı ortaya çıktı. Ben yaptığım görüşmeler sonucu kavgasız gürültüsüz Norveçlilerin en az zararla bu ortaklığı sonuçlandırmalarını sağladım. Bu olay bir kez daha ortaklık için benim kapımı çalmalarına sebep olsa da benim cevabım yine aynı olacaktı. Anlaşılan kader günün birinde inşaat emlak sektöründe bölgenin en güçlü firmalarından birisi olacak Best Home un kurulması için henüz uygun vaktin gelmediğini söylüyordu.
Norveçliler bir süre sonra yanıma gelip satış sonrası departmanını yönetmem teklifinde bulundular. Onlardan birkaç gün düşünmek için izin isteyip sonrada kabul ettim. Artık araç al sat işine son vermiştim lakin yine dört işte birden koşturuyordum.
Yeni işimin bana en büyük artısı çok sayıda yerleşik yabancıyla güzel ilişkiler geliştirmek oldu. Bu sırada aynı firmada Danimarka pazarından sorumlu Per Holm’le tanışıp sıkı dost olduk. Farklı kültürlerde büyümüş olmamıza rağmen iş konusundaki etik değerlerimiz aynıydı. Bir şey söz verildi mi amasız ve fakatsız vaktinde yerine getirilmeliydi. Samimi olduğum yerleşik yabancılara havaalanı transferlerini yapabileceğimi söylemeye başlayınca çok sayıda talep almaya başladım. Önceki işlerimin üstüne birde bu işe girişince vücudum iyice zorlanmaya başladı. O kadar ki bazen havaalanına yanımda eşimi de götürüyordum ki yolda benimle konuşup beni uyutmasın. Hatta bir keresinde bir müşteri çok uyukladığımı görünce sen geç arka koltuğa ben kullanırım diyerek direksiyonu elimden almıştı.
Hiç durmadan çalışıp çabalıyordum ama şirkette işler istediğim gibi gitmiyordu. Müşterilere yanlış bilgiler verilerek satışlar yapılması satış sonrası için tutulması mümkün olmayan sözler verilmesi gibi sebeplerle bu iş artık benim için sürdürülemez olmuştu. İşi bırakmak istediğime dair kararımı Per Holm’e söyleyince o da bana sen bırakırsan bende bırakırım dedi ve bir gün sonra firma yetkililerine kararımızı bildirdik. Onun Danimarka da tırı vardı o tır şoförlüğüne geri dönebilir bense zaten yoğun olan iş tempomun içinde kaybolup gidebilirdim. Ama öyle olmadı firma yetkilisine işi bırakacağımızı söyledikten sonra bir kafeye kahve içmek için oturmuştuk ki neden bu işi birlikte yapmıyoruz fikri ortaya çıktı. Demek ki kader Best Home’un doğuşu için o anı uygun görmüştü.
Birlikte iş yapma kararımızın üzerinden henüz 24 saat geçmişti ve biz atmış metre karelik bir ofis tutmuştuk bile. Tadilatını bitirip hazır hale getirmemizse sadece on beş gün sürdü. Artık sıra isim bulmaya ve o isim altında şirket kurmaya gelmişti. Daha önceden not aldığımız çok sayıda ismin içinden zaman içinde firmamızın iş ahlakını oluşturun çok sayıda kavramı da çatısı altında bulunduran Best Home isminde karar kıldık. İnşaat emlak sektöründe bir yola çıkmıştık ve ilk günden müşterilerimize ‘’ en iyi evi’’ sunmaya kararlıydık.
Şirket kurulum aşamasında resmi evraklara imza atacağımız sırada yaşadığım bir olay ticaret hayatında uzlaşabilme kabiliyetinin ne denli kıymetli olduğunu hep aklımda tutmama sebep olmuştur. Şöyle ki mali müşavirin ofisine ortaklık belgelerini imzalayacağımız sırada ortağımın eşi de ortak olmak istediğini söyledi. Bu benim için sürpriz olmuştu. Yine de ben sorun yapmayıp onların % 25 şer oranında birer hisseyle şirketin yarısına sahip olabileceklerini söyledim. Buna rağmen Birgitte kendilerinin % 33 şer benimse %34 ile temsil edilmem hususunda ısrarcı oldu. Beklenmedik bu talep karşısında düşünmek için on dakika müsaade isteyip başka bir odaya çekildim. Sonuçta kendi payımın %16 kısmından vazgeçip şirketi kurmaya karar verdim. O an için bu vaz geçişin beni ne kadar yükseğe sıçratacağının henüz farkında değildim. Rabbim kimsenin hakkını kimsede koymaz inancıyla belgeleri imzaladım.
Hızlı bir şekilde işe koyulduk. Danimarka piyasasını iyi tanıyorduk. Yoğun bir reklam kampanyası yürüterek Danimarka da oluşturduğumuz randevularda insanların evlerine kadar giderek bir yılda yüze yakın daire sattık. Her şey çok iyi gidiyor derken CHP ‘nin açtığı bir dava sonucunda yabancıya satışlar askıya alındı. Sektör tam bu sorunla başa çıkmaya çalışırken Danimarka da Resulllah efendimiz hakkında yapılan hakaretamiz bir karikatür yüzünden ikinci bir kriz daha patladı. Hükümetin Danimarka ya karşı yeni yaptırımlar devreye sokması yüzünden hem bizim gibi aracı kuruluşlar hem de müteahhitler batma noktasına gelmişti. Benim tek derdimin müşterilere tapularını devretmek olduğu bir dönemde beklenmedik bir sürprizle Birgitte ortaklıktan ayrılmaya karar verdi ve 315000 euroluk yeni bir ödeme yükünü üzerime yıktı. Ve onca sıkıntının içinde parasını ödeyip onu gönderdik.
İşler iyiye gitmiyor sektör yeni yasalar ve uygulamaların altında adeta eziliyordu. Bizde masrafımızı azaltabilmek için daha önce büyütüp yaklaşık 250 m kareye ulaştırdığımız ofisimizden şehir merkezinde daha küçük bir ofise taşındık.
O günlerde sabretmemiz gereken sıkıntılar bu kadarla kalmayacakmış ki bir akşam Per Holm da gelip ortaklığı sonlandırıp Danimarka ya kesin dönüş yapma niyetinde olduğunu bildirdi. Yapacak bir şey yoktu. Kimseyi zorla ortaklıkta tutacak değildim. % 34 üne sahip olduğum Best Home artık %100 benimdi ama günün piyasa koşullarında derdi dağlardan büyüktü. Lakin 12 yaşında köyünden büyük işler başarma inancıyla şehre gelen o küçük çocuğun iradesinde değişen bir şey yoktu. Başaracaktım.
Artık direksiyonda sadece ben vardım. Çıkışın yeni bir pazar bulmaktan geçtiğini biliyordum. Danimarka pazarı artık ölmüştü. Rusların Alanya’ya ilgi göstermeye başladıklarını görebiliyordum. Yeni bir inşaatı yapacak ekonomik gücüm yoktu. Alanya şehir merkezinde sahiplerine artık para kazandırmayan çoğu bakımsız durumdaki apart otelleri elden geçirip satabileceğim bir iş modeli geliştirdim. Yine de ekonomik olarak desteğe ihtiyacım vardı. Daha önceleri dairelerini sattığım bir müteahhit tanığıma gidip projemi anlattım. Hemen ortak olmak istediğini söyledi. Bu sırada eski ortağım Per Holm tatil için Alanya ya gelmiş ofisimde beni ziyaret etmişti. Projeyi anlatınca o da ortak olmak istedi. Müteahhit ortağımda kabul edince Best Home yine üç ortaklı modele geri dönmüş oldu.
Üç ortaklı haliyle Best Home çok başarılı 12 proje tamamladı ve inşaat alanındaki ilk adımlarında isminin hakkını vermeyi başardı. Bu süreçte müteahhit ortağımla işin işleyişi ve yönetim konusunda bazı konularda ayrılığa düşmüştük. Zorlamanın anlamı yoktu. Konuşup ayrılmaya karar verdik. Bir kişiye düşen hisse bedelini vs. yi hesapladık ve o hissesini bana satmak istedi. Bedelini verip yollarımızı ayırdık. Eski ortağım mevcut ofiste kalmak istemişti. Akşamına bütün çalışanları toplantıya çağırıp ayrılık haberini verdik. İsteyenler burada devam edebilir dileyenler bizimle gelebilir söylemimizin ardından tüm çalışanların bizimle gelmek istemeleri bugün bile benim için çok kıymetlidir.
Üzerime benimle gelen personelin de sorumluluğunu almış olarak hızlıca işe koyuldum. İki buçuk ayın sonunda eskisinden çok daha şık ve büyük bir ofisle sektördeki yerimizi yeniden aldık. Artık Best Home u inşaat alanında büyütmek istiyordum. Daha cesur adımlar atma niyetindeydim. Yeni projelerimi Per Holm’e anlatınca biraz riskli bulmuş olacak ki resmi olarak artık ortak olmak istemediğini proje bazlı % 25 ortaklık yapabileceğini söyledi. Per ile güzel bir dostluğumuz ve ortaklığımız vardı. Kırmayıp kabul ettim. Yine Best Home tek başıma benimdi. Apart otelleri dönüştürmeye ve kat karşılığı proje anlaşmaları yapmaya devam ediyordum. Best Home 13/14/15 ve 16 yı tek başıma yaptım. Beni en çok zorlayan işin şantiye kısmı idi. Bu güçlüğü bu alanda uzman birisiyle aşabileceğimi biliyordum. Bunun için daha önce bazı projelerimizi çizen ve çok güvendiğim mimar İlker Karaduman’a ortaklık teklifinde bulundum. O da şirkete ortak olmadan proje bazlı ortaklıkla % 15 oranında dahil olmayı kabul etti. Best Home 17/18/19/20/21 ve 22 yi birlikte yaptık.
Yıl 2015 olmuş Best Home olarak 22 projeyi hakkıyla bitirmiştik. Alanya da tanınan bilinen bir firma olmayı başarmıştık lakin benim şirketimi kafamda konumlandırdığım yere çıkarabilmem için daha büyük daha cesur bir adıma ihtiyacım vardı.
Bu fikrimi hayata geçirebilmek için talih önüme bir fırsat çıkarmıştı. Alanya’nın Cumhuriyet Mahallesi’nde lokasyonu son derece kıymetli bir noktada yarım kalmış bir proje vardı. Onu devralıp bitirmek istiyordum lakin her iki ortağımda çok riskli buldukları bu projeye katılmak istemediler ve ben zor bir virajda yine yalnız kalmıştım.
Bütçesi benim imkanlarımı on kat aşan bu projeye o kadar inanıyordum ki her şeyimi riske atarak projeyi devraldım. Alanya da inşaat sektöründe ses getirecek çıtayı epey yükseğe koyacak bir proje hedefliyordum bu yüzden devraldığım haliyle devam etmem imkansızdı. Böylesine önemli ve riskli bir projede bana yardımcı olacak kişileri doğru seçmem hayati önemdeydi. Geçmişte bazı Hilton otellerinin proje geliştirme çalışmalarında bulunmuş tecrübesine çok güvendiğim kıymetli dostum Atilla Öztürk’e fikrimi anlatıp projede desteğini istedim. Alanya ya değer katacak böylesine bir projede olmaktan memnuniyet duyacağını söylemesi beni çok mutlu etmişti.
Proje ile ilgili hazırladığımız notlarımızı yedi farklı mimarlık ofisi ile paylaşıp ön çalışma talep ettik. Sonunda Antalya’dan Ada Mimarlık Ofisi ile anlaştık. Projenin detaylarıyla hazır olması altı ayı bulmuştu. Sonuçta ortaya bize göre vaktinin çok ötesinde bir proje çıkarmayı başardık. Bizim çok inandığımız projemize Alanya piyasası başta bizim gibi bakmadı. Bu konuda en büyük etken projenin maliyetiydi. Son bitirdiğimiz proje ile arasında m kare birim maliyeti açısında iki katı oranında fark vardı. Bitiremezler bitirseler de o fiyatlardan satamazlar cümlelerini sıkça işitmemize rağmen ekibimle beraber çok güvenerek başladığımız Best Home 23 ü söz verdiğimiz tarihte bitirmeyi başardık.
Best Home olarak bu projeyi sadece zamanında bitirmekle kalmamış söz verdiğimiz gibi projemiz bölgede kalite ve hizmet anlayışını bambaşka bir noktaya taşıyarak alışılagelmiş fiyatlama anlayışını da yıkıp geçmişti. Sonun da Best Home hayal ettiğim noktaya gelmişti.
2020 kadar toplamda 33 proje ürettk. 2020 den 2025 e kadar sektörün en sancılı dönemlerinde ise 14 farklı proje ve toplamda 1300 bağımsız bölümü alnımızın akıyla söz verdiğimiz şekliyle tamamlayıp teslim ettik.
12 yaşımda başladığım çalışma hayatında sahip olduğum değerler ve ideallerim beni ve sahibi olduğum Best Home u bu gün durduğumuz yere taşıdı.
Günümüzde Best Home ürettiği projelerin satış sonrası yönetim hizmetlerini de gerçekleştirerek ürettiği projelerde yaşayanların memnuniyetini en üst seviyeye taşımış her yeni projesiyle etrafına değer katarak hem kendisi hem de sektör için çıtayı sürekli yukarıya taşıyan sektörün öncü kuruluşlarından birisi olmuştur.
Bu gün hala daha iyisini yapmak için kendimizle yarış halindeyiz. Bu yarışta bizi bu günlere getiren değerlerimizden taviz vermeden üreterek memleketimize hizmet yolunda ilerlemeye devam edeceğiz. Bu güne kadar tamamladığımız ve referansımız olan projelerimizin harcına emeğini gayretini katmış ter akıtmış tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim.
Mehmet Ali Yetgin
Kurucu ve CEO BestHome A.Ş.